|
|
Günümüzde en etkin ve en önemli iletişim araçlarından biridir
radyo. Televizyonun hayatımıza girmesiyle önceleri unutulacağı düşünülse de,
her zaman hayatımızda var olmayı sürdürmüştür. Arabalarda, toplu taşıma
araçlarında, ofislerde kısacası görsel iletişim araçlarından uzak olduğumuz
her yerde radyolar yaptıkları sesli yayınlarla bizleri yalnız bırakmazlar.
Radyodan gelen ses kimi zaman, iyi bir yol arkadaşıdır, kimi zaman
şenlendirir, kimi zaman da düşündürür, hüzünlendirir. Dinleyicisinin hayal
dünyasına da hitap eder radyo, işte bu yüzden, işitsel bir iletişim aracı
olmanın dışına çıkar çoğu zaman.
Radyo programcılığı
Radyoda programı sunan kişiye radyo programcısı-sunucusu denir. Radyonun
dinleyicisini etkileyen ve onun hayal dünyasını harekete geçiren en önemli
unsur radyo programcılarıdır. Radyo programcıları, hazırladıkları
programlarla, sunumlarıyla, çalıştıkları radyoyu yansıtırlar. Programlar
radyoların tematik özelliklerine göre değişim gösterir ve programcıların
dinleyiciyle kurdukları ilişki radyo için çok önemlidir.
Günümüzde radyo programcılığı kolay bir meslek gibi görünse de kendi içinde
ciddi bir disiplin gerektirir. Programcının hazırladığı programların güncel
olması, diksiyonu ve sunumu çok önemlidir. Bunlar dışında radyo
programcılarının uygulaması gereken teknik kurallar da mevcuttur.
Buna göre sunucu her zaman;
o Dilini kusursuz kullanmalı, diksiyon ve fonetik kurallarına uygun
konuşmalıdır.
o Otoriter olmalı, kesin konuşmalı, söylediği sözlerin arkasında durmalıdır.
o Sıcak olmalıdır. Sıcaklıkta sempati, güleryüz ve dostluk vardır.
o Konuşmasını gülümseyerek yapmalı, dinleyiciye güldüğünü hissettirmelidir
o Hem radyonun kişiliğini, hem de kendi kişiliğini ve karakterini olumlu
olarak yansıtmalıdır.
o Kayıtlardan kendi sunuşlarını dinleyip özeleştirisini yapmalı ve
hatalarını düzeltmelidir.
o Yeri geldiğinde müzikal ve teatral bir ses tonuyla konuşmalıdır. Bu stil
ile mesaj dinleyiciye daha rahat ulaşır. Sesin rengi ve zenginliği sunucu
için önemli bir unsurdur.
o Bir dostuyla konuşur gibi konuşmalı, ancak konuşmasında bir tempo
olmalıdır. Hız ve tempo farklı kavramlardır. Altın kural bir arkadaşına 10
dakikada anlatacağını 7 dakikada anlatmaktır.
o Konuşmaya yavaş başlamalıdır. Dinleyicinin kulağı alışınca, ki bu ilk 4-5
kelimeden sonra olur, normal hıza geçmelidir. Aynı şekilde, son 4-5 kelimede
de yavaşlayarak konuşmayı bitirmesi gerekir.
o Kurduğu cümleler bir anlam taşımalıdır. Söylediği sözlerin anlamını
herşeyden önce kendi bilmelidir. Sunucunun ses rengi ne kadar güzel olursa
olsun anlamlı şeyler söylemiyorsa bu dinleyicinin kulağına ulaşır ama
beynine hiçbir zaman ulaşmaz.
o Vurgulamaları doğru kullanmalıdır. Konuşma sırasında vurgulama çok
önemlidir. Temel anlamına bakılırsa, bir cümledeki vurgulanacak kelime
sayısı bir, bazen ikidir. Gerisi dilsel dolgudur. Dolgu için
çabuklaşılabilir. Ancak vurgulanacak kelimeye sıra geldiğinde yavaşlayıp
vurgulama yapılmalıdır.
o Kelimeleri, dile yerleşmiş haliyle telaffuz etmelidir.
o Güncel olayları, gelişmeleri, toplumun beklentilerini takip etmeli,
değerlendirebilmelidir
Tüm bunların yanısıra sunucunun iletişim kuralları açısından yapmaktan
çekinmesi gereken unsurlar da vardır. Bunlardan önemlilerini sıralamak
gerekirse;
Sunucu hiçbir zaman;
o Belirsizlik ifade eden (galiba-belki) gibi sözcükler kullanmamalıdır.
o Sert olmamalıdır.
o Somurtmamalı, dinleyiciye negatif elektrik yüklememelidir.
o 'Dakikada şu kadar kelime okuyacağım' telaşına kapılmamalıdır.
o Yanlış vurgulamalar bazen cümlenin anlamını dahi değiştirdiğinden,
vurgulamalarında dikkatli olmalıdır.
o Kimsenin anlayamayacağı klişelerden kaçınmalıdır. Konuşma, arka arkaya
sıralanmış tek tek sözcüklerden değil, kelime gurupları ve düzenlenmiş
deyimlerden oluşur. Klişeler ise, özgün kelime veya kelime guruplarıdır ve
temel gereksinimi hızlı biçimde ifade etmeye yarar. İfadeleri
klişelendirirken dikkatli olunmalıdır. Alışılmadık klişeler bilginin
özümsenme sürecini yavaşlatır.
o Sivri çıkışlar yapmamalıdır.
Görüldüğü gibi, Radyo programcılığı-sunuculuğu sanılanın aksine hiç de kolay
bir meslek değildir. İki ya da üç saatlik bir program bazen saatler süren
bir hazırlık aşamasını gerektirir. Sunucunun deneyimi programın başarısı
açısından büyük önem taşır. Bu açıdan radyolarda çalışan programcıların ya
da sunucuların özenle seçilmesi ve belli bir eğitimden sonra dinleyiciyle
buluşturulması gerekmektedir. |
|