|
|
Radyo programcılarının radyo hakkındaki düşünceleri
|
|
|
|
|
|
Radyoculukla ilgili çeşitli düşünceleri aşağıda bulabilirsiniz. |
|
|
|
|
İnsanların genelde 'aman canım kıçının üzerinde oturarak para
kazanıyorsun' dedikleri bir meslektir.dışardan bakıldığında son derece
basittir,ama böyle düşünüp te ilk kez mikrofon başına oturduğunuzda
dilinizin bağlanması muhtemeldir.çevrenizdeki insanların sizden çok büyük
beklentileri vardır.her girdiğiniz ortamı şenlendirmeniz beklenir,bolca
konuşmanız istenir,sizin yaptığınız mesleği küçük görenler daha sonra
kendisinin de yapabileceği birşey olup olmadığını sorar.radyonun içinde bir
patronunuzun,bir yayın yönetmeninizin istekleri doğrultusunda hareket
etmeniz beklenir.eğer ki şarkı seçimini siz yapıyorsanız mutlaka tuhaf
eleştirilere maruz kalırsınız.programınızın süresine bağlı olarak çileniz
artar.meslek çok zevkli olmasına rağmen çok risklidir.daimi olarak kendinizi
aşmanız gerekir.hayatınızdaki herşey kötü gitse,moraliniz sıfırın altında
olsa bile en şirin halinizi takınıp insanların kendilerini iyi
hissetmelerini sağlamak zorunda kalırsınız.yayın sırasında bir yandan
dinleyici isteklerini değerlendirirsiniz.isteklerini çalmadığınız
dinleyicilerin hakaretlerine maruz kalmanız muhtemeldir.isteğini
çaldıklarınızın bir kısmı ona şarkılarla mesaj gönderdiğinizi sanıp askıntı
olmaya çalışır.tüm zorluklarına rağmen şunu söyleyebilirim ki insanlarla
birebir iletişim kurmanın keyfini sonuna kadar yaşamanın tadını
çıkarabilirsiniz.çünkü sesinizi duyan insanların var olduğunu ve bazen
söylediklerinizin bu insanlar için çok şey ifade ettiğini bilmek herşeye
bedeldir.. yazan: Gera |
|
|
|
Radyoculuk bana insanlar hakkında çok şey öğretti. Dengeleri, insanların
değişik yanlarını farkına vardım. Zaman zaman bundan yoruldum da. Sonra
program biter, ben eşyalarımı toplar giderdim. En güzeli de buydu bana göre.
Kimse beni tanımıyor, bilmiyordu. İstediğim yerde oturup çayımı içebilir,
bilinmezdim. Dinleyicilerimle hiç görüşmedim. Beni tanıyanlara radyocu
olduğumu söyledim, ama beni radyodan tanıyanlara “ben oyum” demedim. Böylesi
daha güzeldi. yazan: Savaş Şenel |
|
|
|
|
Günde iki saat çalışıp geri kalan saatlerde istediğim gibi gezip
tozabileceğimi sandığım bir meslekti radyoculuk. İşin içine girince öyle
olmadığını anladım. Daha sonraları bu olay bir aşka dönüştü. O günden beri
bu aşkın ateşiyle yanıp tutuşuyorum. Başlamış bulundum ve bu içimdeki ateşi
bir türlü söndüremiyorum. Ölene kadar radyonun ucundan tutmaya devam
edeceğim.Kısaca seviyorum diyelim. yazan: Tuğşah Bilge |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
::Shumaf Tasarım ::
|